“Serbest Tüketici Limitinin Düşürülmesi Elektrik Tedarik Rekabetini Etkileyecek mi?”

0

Yrd. Doç. Dr. Fatih Cemil ÖZBUĞDAY
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
İktisat Bölümü Öğretim Üyesi, TENVA Direktörü

Fatih Cemil Ozbugday @Twitter

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile birlikte 2018 yılı için serbest tüketici limiti olarak yıllık tüketimin 2000 kWh ve üzeri olması belirlendi. Bu limitin aylık ortalamasının parasal değeri 68-69 TL civarında. Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.’nin (EPİAŞ) Şeffaflık Platformu verilerine göre 2018 Ocak ayı itibariyle toplam yaklaşık 4,2 milyon serbest tüketici bulunmakta. Bu sayı, 2017 Ocak itibariyle toplam serbest tüketici sayısından yaklaşık 1,5 milyon daha fazla. Söz konusu artış esas olarak, serbest tüketici limitinin düşürülmesiyle mesken grubunda daha fazla serbest tüketici olmasından kaynaklanmakta.*

Buradaki kritik soru mesken grubundaki serbest tüketici sayısındaki artışın elektrik tedarik rekabetine olumlu bir etkisinin olup olmayacağı. Piyasadaki profesyoneller yılların getirdiği deneyimle ve piyasa bilgisiyle kendi perspektiflerinden bakarak bu soru için mutlaka bir yanıt düşünmüşlerdir. Biz de akademik bir perspektiften yaklaşarak bu soruya bir yanıt arayalım.

“Elektrik Tedarik Piyasalarında Arama Sürtünmeleri”

Neoklasik iktisat öğretisindeki standart modellerde tüketicilerin piyasadaki ürün ya da hizmetlerin fiyatını veya kalitesini bildikleri ve satın alma kararlarında bunları dikkate aldıkları varsayılır. Oysa gerçek hayatta piyasalar “sürtünmeler” (frictions) ile doludur. İktisadi anlamda sürtünme, piyasaların standart modellerde olduğu gibi işlemesinin önündeki bütün engelleri ifade eder. Arama sürtünmeleri ise alıcıların bir malın ya da hizmetin fiyatını veya kalitesini öğrenmelerinin önündeki engellere karşılık gelmekte. Arama sürtünmelerinin çeşitli piyasalarda (iş gücü ve evlilik gibi) uygulamalarına dair çokça çalışma yapılmış olup 2010 yılında Nobel Ekonomi Ödülü “arama sürtünmelerinin olduğu piyasaların analizinde” yaptıkları katkılardan ötürü Peter A. Diamond, Dale T. Mortensen ve Christopher A. Pissarides arasında paylaştırıldı. Son yıllarda, arama sürtünmelerinin analiz edildiği piyasalara elektrik perakende satış piyasaları da dâhil oldu. Yapılan bu çalışmaların bulgularına göre (örneğin Hortaçsu vd., 2017[1]) yerleşik elektrik tedarikçisinin ortalama bir müşterisi nadiren (örneğin 4-5 yılda bir) diğer perakende satış tarifeleri hakkında araştırma yapmakta. Arama sürtünmeleri neticesinde birçok ülkedeki elektrik perakende satış piyasalarında önemli ölçüde tüketici eylemsizliği görülmekte. Tüketici eylemsizliğinin sonucunda ise elektrik tedarik piyasasının etkinliği azalmakta.

Farklı ülkelerdeki düzenleyici otoritelerin yayımladığı birçok senelik rapor da yukarıda sözü edilen arama sürtünmelerinin varlığından söz etmekte. Bu raporlarda, her ne kadar elektrik tedarik piyasaları için çevrimiçi arama platformlarının arama maliyetlerini düşürdüğü belirtilse de tüketiciler için arama sürtünmelerinin hala önemli ölçüde engel teşkil ettiği iddia edilmekte.

Özetle, elektrik perakende satış piyasasında rekabet dinamiklerinin işlemesinin önünde engel olarak temelde bilgi problemleri yer almakta. Bu bilgi problemleri serbestleştirme ve rekabet deneyimi çok uzun olan ülkelerde bile şiddetle hissedilmekte. Akademik yazın da bu bilgi problemlerine odaklanmakta ve bu problemlerin ne gibi etkilere yol açtığını araştırmakta.

“Türkiye’de Elektrik Perakende Satış Piyasasında Arama Sürtünmeleri”

Yukarıda sözü edilen bilgi problemleri ve arama sürtünmeleri Türkiye’de elektrik tedarik piyasasında da güçlü bir şekilde varlığını sürdürüyor. Örneğin, EPDK’nın internet sitesinde yer alan tüketici kılavuzunda da ifade edildiği gibi şu anda serbest tüketicilerin bölgesinde bulunan tedarikçiler ile ilgili bilgi alabilecekleri merkezi bir internet sitesi bulunmamakta.[2] Dolayısıyla küçük ölçekli tüketiciler için arama maliyetlerinin düşeceği beklentisi gerçekleşmekten oldukça uzak. Yine birçok farklı kaynak tarafından da ifade edildiği gibi, Türkiye’de küçük ölçekli tüketicilerin elektrik tedarikçisi değiştirme konusunda bilinç düzeyi yetersiz ve bu bilinç düzeyini artırmaya yönelik sistematik bir kamu politikası mevcut değil.

Bütün bunlar bir araya getirildiğinde, 2018 yılı içerisinde Türkiye’de elektrik tedarik piyasasında arama sürtünmelerinin güçlü bir şekilde varlığını sürdürmeye devam edeceğini ve bunun neticesinde küçük ölçekli tüketicilerin eylemsizliğini koruyacağını öngörmek mümkün. Dolayısıyla serbest tüketici sayısındaki artışın elektrik tedarik rekabetine olumlu bir etkisinin olacağını söylemek çok da gerçekçi görünmüyor.

[1] Hortaçsu, A., Madanizadeh, S.A. and Puller, S.L., 2017. Power to choose? An analysis of consumer inertia in the residential electricity market. American Economic Journal: Economic Policy, 9(4), pp.192-226.

[2] http://www.epdk.org.tr/TR/Tuketici/Elektrik/Kilavuz

*”Bu yazı Enerji Panorama dergisinin Şubat 2018 tarihli sayısı için özel hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Türkiye Enerji Vakfı’na aittir. Tekrar yayınlanması halinde kaynak gösterilerek bu sayfaya aktif bağlantı sağlanması zorunludur.”

Share.

About Author

Türkiye Enerji Vakfı (TENVA), enerji kaynakları, teknolojileri, politikaları ve enerji piyasalarında gerçekleşmekte olan ulusal ve uluslararası gelişmelere aktif katkı sunmak için 2012 yılında faaliyetlerine başladı. Enerji sektörüne özel Türkiye'nin ilk ve tek düşünce kuruluşu olmanın verdiği ağırlıkla çalışmalarını gerçekleştiren TENVA bünyesinde; Enerji Teknolojileri ve Sürdürülebilirlik Araştırma Merkezi, Uluslararası Enerji Politikaları ve Diplomasisi Araştırma Merkezi, Enerji Piyasaları ve Düzenleyici İşlemler Araştırma Merkezi yer almaktadır. TENVA, dünya piyasalarındaki eğilimler ve politik gelişmeler dikkate alınarak; uluslararası bir bakış ve disiplinler arası bir anlayış ile sektörü ele alıyor ve bu anlayış çerçevesinde 2013 Haziran ayından bu yana aylık olarak Enerji Panorama dergisini yayınlıyor.

Yorum Bırakın!