“Küresel İklim Değişikliği Göç Dalgalarına Neden Olacak”

0

Fatih TEMİZ

Yüksek Çevre Mühendisi-TESPAM

Bildiğimiz üzere tüm gezegeni etkileyen bir değişim sürecindeyiz: Küresel İklim Değişikliği. Çaresiz kutup ayılarının fotoğrafları gözümüzün önüne ilk gelen oluyor. Ancak, yalnızca kutupta yaşayan hayvanlar değil tüm bitkiler, tüm hayvanlar ve insanlık da bu değişimden nasibini alıyor. Çeşitli simülasyonlar ile gelecekte etkilenebilecek nüfus belirlenmeye çalışılıyor. Paris İklim Sözleşmesi’nden ABD’nin ayrılması ve Kyoto Protokolü’nün etkileri tartışılmaya devam ediyor.*

İnsanlığın sosyal dengesi en büyük hasarı alacak kısım olabilir. Değişen yağış düzenleri, şiddetli fırtına ve seller, göç eden ve çoğalan haşere sorunları, et ve bitki üretiminde azalmalar gelecekteki sorunlarımızdan bazıları. 2016’daki Zika virüsü salgınından sonra insanlar virüsü taşıyan sivrisineklerden kaçmak için alçak kesimlerden dağlık alanlara gitme yolunu seçti. Benzer durumlar için yüksek rakımlı yerlere doğru bir göç hareketliliği de bekleyebiliriz.

İklim değişikliğinin neden olabileceği kaotik göçler ve isyanlar nedeniyle gıda sorunları ve kıtlıklar baş gösterebilir. Gıdaya erişim zorlaşabilir. Büyük Okyanus’taki ülkelerde yağış ve akıntılardaki değişimler nedeniyle bu sorunlar başladı. Bunlara ek olarak siyasi sorunlar ülkelerin başına dert olabilir. Sınır sorunları artarken insan göçleri salgın hastalıkların daha da yayılması sonucunu getirecektir.

BM’nin Eski Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, küresel iklim değişikliğinin bir savaş kadar büyük bir tehdit teşkil ettiğini söylemişti. Moon ayrıca ada ülkelerinin ve kırsal Afrikalı yerleşimlerin en büyük hasarı göreceğini aktarmıştı. Kendisi yine Darfur’daki çevreyle ilgili sorunun nasıl tüm bir bölge için siyasi ve insani bir sorun öbeğine dönüştüğünü ve küresel iklim değişikliğinin tüm dünya için böyle bir tehdit olduğunu anlatmıştı. Maldivler hükümeti bazı adaları boşaltıp görece daha yüksek adalara vatandaşlarını taşıdı. Papua Yeni Gine, Carteret adasındaki insanları daha büyük bir adaya nakletti. Ada devletlerinin vatandaşları Avustralya ve Yeni Zelanda’da çalışmak için gelecek planları yapıyor.

Gelişmiş ülkeler de sorunlardan kaçamayacak. Louisiana’nın sel suları altında kaldığını hatırlıyoruz. Yine her yıl Kaliforniya eyaletindeki orman yangını haberlerini de izliyoruz. 20. yüzyılın ilk yarısında da yanlış tarım politikaları nedeniyle ABD’de devasa toz fırtınaları yaşanmıştı.

Kavimler Göçü, kudretli Roma İmparatorluğu’nun sonunu getirmişti. Eğer göçmenlerin varış ülkeleri sınırlarını kapatırsa bu defa da sınır sorunlarının yaşandığı, çatışmaların olduğu görülüyor. BM öncülüğünde tüm ülkelerin beraber çalışması ve bu sorunun bir kısmını değil; tüm gezegenin sorunu olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

 

*”Bu yazı Enerji Panorama dergisinin Nisan 2018 tarihli sayısı için özel hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Türkiye Enerji Vakfı’na aittir. Tekrar yayınlanması halinde kaynak gösterilerek bu sayfaya aktif bağlantı sağlanması zorunludur.”

Share.

About Author

Türkiye Enerji Vakfı (TENVA), enerji kaynakları, teknolojileri, politikaları ve enerji piyasalarında gerçekleşmekte olan ulusal ve uluslararası gelişmelere aktif katkı sunmak için 2012 yılında faaliyetlerine başladı. Enerji sektörüne özel Türkiye'nin ilk ve tek düşünce kuruluşu olmanın verdiği ağırlıkla çalışmalarını gerçekleştiren TENVA bünyesinde; Enerji Teknolojileri ve Sürdürülebilirlik Araştırma Merkezi, Uluslararası Enerji Politikaları ve Diplomasisi Araştırma Merkezi, Enerji Piyasaları ve Düzenleyici İşlemler Araştırma Merkezi yer almaktadır. TENVA, dünya piyasalarındaki eğilimler ve politik gelişmeler dikkate alınarak; uluslararası bir bakış ve disiplinler arası bir anlayış ile sektörü ele alıyor ve bu anlayış çerçevesinde 2013 Haziran ayından bu yana aylık olarak Enerji Panorama dergisini yayınlıyor.

Yorum Bırakın!