The impacts of the change of Renewable Energy Resources Support Mechanism to the revenue of the renewable energy power plants

0

Dr. Kürşad DERİNKUYU

EPİAŞ Genel Müdür Danışmanı-TENVA Direktörü

Kürşad Derinkuyu @Twitter 

Dr. Fehmi TANRISEVER

Bilkent İşletme Fakültesi-TENVA Direktörü

Fehmi Tanrısever @Twitter

*This entry is only available in Turkish.

Bu yazımızda geçen ay yapılan YEKDEM değişikliğinin yenilenebilir enerji santrallerinin gelirlerine olan etkisini inceleyeceğiz. Bilindiği üzere, piyasa fiyatlarındaki düşüş ve dolar kurundaki artış, hemen hemen bütün yenilenebilir enerji yatırımcılarının YEKDEM mekanizmasına girmesine neden oldu. YEKDEM portföyünün 15000 MW’lara ulaşması ile birlikte, ilk 4 aydaki YEKDEM içindeki ortalama saatlik üretim 6174 MWh oldu. Aşağıdaki grafikte 2012-2016 yılları arasında ortalama saatlik YEKDEM üretim ve tahmin performansları gösterilmektedir.*

yekdem-1

YEKDEM mekanizması içindeki üretimdeki bu artış, MWh saat başına 73 USD vermis olsaydık bile (aslında ortalaması 80 USD civarındadır), saatlik YEKDEM giderini 1.310.000 TL’ye çıkarmış oldu. Ancak bu durum, ülkemizde yenilenebilir enerji üretiminin arttırılması için zaten başından beri kabul edilmiş bir fedakarlıktı. Grafiklerde 2012-2016 yılları arasında eski ve yeni sistem gerlirleri gösterilmektedir.

yekdem-2

Diğer yandan YEKDEM’deki bu ani artış beklenmeyen 2 sorunu da günyüzüne çıkardı. Bunlardan ilki sekonder yeteneği olan santrallerin bazılarının da sisteme dahil olması ile birlikte sistem işletmesi zorluklarının ortaya çıkması oldu. Diğeri ise yönetilmesi gereken dengesizlik probleminin büyümesiydi. Bu sorunların kökenlerine inildiğinde – her ne kadar ilgili mevzuatlarda tahmin yapılması zorunluluğu defalarca belirtilmiş olsa da – tahmin hatalarının yaptırımı olmadığı için bazı katılımcılarda umursamazlık hali görüldü. Öyleki günler boyu bazı katılımcıların aynı sayıyı tahmin olarak girmesi bunun en açık göstergesiydi. Halbuki bu sistemin tamamını tehlikeye atan bir durumdu ve düzeltilmesi gerektiği kanaati hasıl oldu. Aşağıdaki grafik toplam sistemin ve rüzgar özelindeki üreticilerin ortalama tahmin hatalarını göstermektedir.

yekdem-3Yeni YEKDEM sistemi, yenilenebilir enerji santrallerini daha iyi üretim tahmini yapmaya teşvik ederek sistem dengesizliğini ve bunun piyasa üzerinde oluşturduğu yükü azaltmayı hedeflemektedir. Bu açıdan yapılan değişiklik oldukça yerindedir. Ancak bu değişikliğin daha önce verilen teşvikleri azaltmaması da gerekir. Bu yüzden formülasyonda eski ve yeni sistemin başabaş geldiği nokta (2015-2016 yılları baz alındığında) ileride anlatılacağı üzere tolerans katsayısı j = 0.98 tanımı ile belirlendi. Aşağıdaki grafik, yeni ve eski sistemde YEKDEM toplamının ve rüzgar üretiminin mevcut tahmin ve üretim değerleri ile kazançlarını göstemektedir.

yekdem-4

Yeni ve eski sitemi daha iyi anlayabilmek için ilk önce ilgili formülasyonları aşağıdaki notasyon ile inceleyelim:

yekdem-5

YEKDEM değişikliği öncesinde herhangi bir saatte, q ̃ kadar üretim yapan bir YE santralinin nakit akışı aşağıdaki formül ile hesaplanabilir:

yekdem-6
YEKDEM değişikliği ile beraber yeni nakit akışları aşağıdaki gibi olmuştur:

yekdem-7

Bu yazımızın ikinci kısmında örnek bir santral için değişen tahmin hatalarının bir fonksiyonu olarak yeni YEKDEM sisteminin gelirlere olan etkisini göstereceğiz. Bunun için simülasyon yönteminden yararlandık.

icerik (1)Halihazırda %18 hata payı ile üretim tahmini yapan bir santral için yeni ve eski sistem arasında istatistiksel olarak anlamlı bir gelir farkı yoktur.
(2) Halihazırda %18’in altında bir hata payı ile üretim tahmini yapan bir santral için yeni sistem daha karlıdır.
(3) Halihazırda %18’in üzerinde bir hata payı ile üretim tahmini yapan bir santral için yeni sistemde gelirler azalmıştır.

yekdem-8Her ne kadar yeni sistem dengesizlik ve sekonder problemlerine çözüm getirmeyi amaçlıyor olsa da elbette eksiklikleri de vardır. Bunları başlıca şöyle sıralayabiliriz:
1. Toplam sistemin ortalama hata toleransı ile bireysel hareket eden bir santralin ortalama hata toleransı birbirinden farklıdır. Toplam sistem büyük sayılar kuralı gereği (eksik fazlayı götürür), bireylerin tekil hatalarının toplamından daha az hata üretir. Dolayısı ile toplam sistemdeki başabaş noktası, tekil santraller için iyimser bir yaklaşımdır.
2. Yeni sistem herkese aynı hata toleransını uygun görmektedir. Halbuki, farklı kaynak türlerinin, hatta farklı lokasyonların tahmin zorluğu farklıdır. İlgil kaynağın üretimdeki değişkenliği dikkate alınmamıştır.
3. Yönetmelikte tolarans katsayısının 1’in altında olması gerektiğine dair bir ibare yoktur. Bu YEKDEM teşvik miktarlarının ileride azaltılabileceğine dair endişe doğurmaktadır.
4. Yeni formülasyon MWh başına en iyi ihtimalde eski teşvik artı 40TL imkanı sunarken, en kötü senaryo eski teşvik eksi 2000 TL’ye kadar düşebilmektedir. (Bu hesaplama ev ödevi olsun.) Halbuki bizim piyasamızın asgari fiyatı 0 TL’dir.
5. Sabit gelirden dalgalı gelire geçiş, şirketlerin nakit akışı ve bankalar önündeki risk katsayılarını da etkileyecektir. Bankalar bundan sonra kredi verirken tahmin yeteneğini de görmek isteyecektir. Bunun yeni yenilenebilir enerji yatırımlarına etkisi titiz bir şekilde araştırılmalıdır.
Bu açıklıkları dile getirdikten sonra bir piyasa katılımcısı ne gibi tedbirler alabilir, bunları inceleyelim:
1. Tabiki ilk olarak daha iyi tahmin yapacak yöntemler üzerinde çalışmalar yapmalıdır. Bu her halükarda şirketin hem kazancını hem de pazarlık gücünü artırır.
2. Dengeden sorumlu bir grubun altına girmek alternatif bir çözüm olarak düşünülebilir. Grubun dengesizliği, bireylerin dengesizliğinden daha az olacaktır.
3. Eski sistem kazancını ödemesi şartı ile yeni sistem kazancını tahminine güvenen bir şirkete satabilir. Bu da benim tahminim şöyle iyi böyle mükemmel diyen şirketleri er meydanına davet etmek anlamına gelir.
4. Tabi ki sekonder kabiliyeti olan, YAL-YAT talimatı alabilen santrallerin keyfi yerinde. Bu durum onlarda ciddi bir gelir artışına vesile olacaktır. Onlar zaten nasıl pozisyon alacaklarını biliyorlardır.
Yeni sistemin ülkemize hayırlar getirmesini temenni ederiz.

*”Bu yazı Enerji Panorama dergisinin Haziran 2016 tarihli sayısı için özel hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Türkiye Enerji Vakfı’na aittir. Tekrar yayınlanması halinde kaynak gösterilerek bu sayfaya aktif bağlantı sağlanması zorunludur.”

Share.

About Author

Türkiye Enerji Vakfı (TENVA), enerji kaynakları, teknolojileri, politikaları ve enerji piyasalarında gerçekleşmekte olan ulusal ve uluslararası gelişmelere aktif katkı sunmak için 2012 yılında faaliyetlerine başladı. Enerji sektörüne özel Türkiye'nin ilk ve tek düşünce kuruluşu olmanın verdiği ağırlıkla çalışmalarını gerçekleştiren TENVA bünyesinde; Enerji Teknolojileri ve Sürdürülebilirlik Araştırma Merkezi, Uluslararası Enerji Politikaları ve Diplomasisi Araştırma Merkezi, Enerji Piyasaları ve Düzenleyici İşlemler Araştırma Merkezi yer almaktadır. TENVA, dünya piyasalarındaki eğilimler ve politik gelişmeler dikkate alınarak; uluslararası bir bakış ve disiplinler arası bir anlayış ile sektörü ele alıyor ve bu anlayış çerçevesinde 2013 Haziran ayından bu yana aylık olarak Enerji Panorama dergisini yayınlıyor.

Write a comment!