“Avrupa Birliği’nin Enerji Dilemması”

0

Esen ERKAN-Yazar

Avrupa Birliği elektrik enerjisi üretiminde, kömür ilk defa rüzgar, güneş, biyokütle ve hidro toplamının gerisinde kaldı. 2017’de AB’deki elektrik üretiminin %30’undan fazlası yenilenebilir enerjiden sağlandı. Sandbag ve Agora Energiewende tarafından yapılan analize göre, AB ülkeleri 2000 yılında %12’de olan yenilenebilir enerjiden elektrik üretim payını %30’lara yükseltti. Mevcut büyüme hızı ile yenilenebilir enerji oranının 2030’a kadar %50’ye çıkacağı tahmin ediliyor. Öte yandan, Batı Avrupa kömürü aşamalı bırakırken Doğu Avrupa’da durum kömür yönünde ilerliyor.*

İklim değişikliği politikaları alanında çalışan düşünce kuruluşu Sandbag ve Almanya’daki Energiewende’yi destekleyen çalışmaları ile tanınan Agora Energiewende, Avrupa elektrik sektörü için ortak bir analiz hazırladı. “The European Power Sector in 2017” başlıklı çalışma, AB üyesi ülkelerin elektrik sektöründeki güncel gelişmelerini beş ana başlıkta değerlendiriyor:

“Yenilenebilir enerji artık kömür veya doğalgazdan daha fazla elektrik üretiyor”

2017 yılında rüzgar, güneş enerjisi ve biyokütle toplamda AB’deki tüm elektriğin %20.9’unu üretirken, hidro kaynaklar %10.9’luk bir artış sağladı. Kömürün payı %20.6, doğalgazın ise %19.7 olarak gerçekleşti. Beş yıl önce iki katı olan kömürden elektrik üretme payı, rüzgar, güneş ve biyokütle kaynaklarındaki bu yükseliş ile büyük bir düşüş yaşadı.

“Yenilenebilir enerjideki artış eşitsiz dağılıyor”

AB’deki toplam elektriğinin %30’dan az bir bölümünü üreten Almanya ve Birleşik Krallık, birliğin son üç yılda yenilenebilir enerjideki toplam büyümesinin %56’sının temel nedeni. Fosil yakıt kullanımının yenilenebilir enerji kaynakları ile değiştirilmesi çabalarından ötürü, diğer AB üyesi ülkeler Almanya ve İngiltere’nin oldukça gerisinde kalıyor.

“2017’de elektrik tüketimi %0,7 arttı”

Karbon emisyonlarının azaltmanın önemli bir yolu daha az elektrik tüketmekten geçmesine rağmen, AB’de elektrik tüketimi üç yıldır üst üste artış göstermeye devam ediyor. Bu durum, AB’nin enerji verimliliği önlemlerinde elektrik kullanımını gerektiği kadar azaltamadığı anlamına geliyor. Ayrıca, yakın bir gelecekte elektrikli araç kullanımının artması ile elektrik talebinin daha da artması bekleniyor.

“Karbon emisyonları 2017’de büyümeye devam etti”

AB enerji sektöründeki karbondioksit emisyonları, 2016 ve 2017 yılları arasında değişmedi, ancak genel olarak çelik üretiminden gelen endüstriyel emisyonların artması nedeniyle genel karbon emisyonlarında artış gözlendi. Bu süreçte, rüzgar ve güneşin artan katkısı yanı sıra nükleer enerjideki azalma bile artan endüstriyel emisyonları telafi etmek için yeterli olmadı.

“Batı Avrupa kömürü bırakıyor; Doğu Avrupa kömüre yaklaşıyor”

Analize göre, Avrupa’nın hava kalitesi Doğu ve Batı şeklinde bölünmüş durumda. 2017’de üç üye ülke, Hollanda, İtalya ve Portekiz de kömürlü üretimden çıkış yapacaklarını ilan ederek Fransa ve İngiltere’ye katıldı. Batı Avrupa ülkeleri kömürünün zamanaşımına uğradığını kabul ederken Doğu Avrupa ülkelerinde kömürden çıkış izleri yok. Avrupa’nın en büyük kömür ve linyit tüketici olan Almanya, 2019’da kömür ile ilgili programını kararlaştırılacak.

Analizin AB’deki elektrik enerjisi ile ilgili diğer belirlemeleri şöyle:

  • Son yedi yılda İngiltere, toplam elektrik portföyünde rüzgar, güneş ve biyokütle payını 20 puan artırarak 2010’da %8 olan payı 2017’de %28’e çıkardı. Bu zaman aralığında daha iyi sonuçlar alan tek ülke %32’den %74’e inanılmaz bir artış sağlayan Danimarka.
  • İngiltere, elektrik yapımında kömürün payını 2010’da %28 iken 2017’de %7’ye düşürerek sera gazı emisyonlarını net bir şekilde azaltmaya yardımcı oldu. Yine, sadece Danimarka, daha başarılı bir yedi yıl geçirdi ve %44’ten %21’e 23 puanlık düşüş sağladı.
  • 2010’dan bu yana, elektrik talebi Almanya’da %2, Fransa’da % 5 düştü. Polonya, yedi yıllık dönemde en büyük büyümeyi gösterdi ve %9 arttı. İngiltere ise birlikteki en büyük düşüş olan %9’u gördü. Bu ekonomilerin tümü, 2010’dan 2017’ye kadar büyüme göstermeye ise devam etti.
  • Almanya nispeten kötü bir performans gösterdi. Ülkedeki kömürden gelen elektriğin oranı 2010’da %42 iken 2017’de %37’lere düştü. Almanya, AB’de dördüncü kömür yoğun elektrik karışımına sahip ülke ve analizde bunun iki nedeni şöyle açıklanıyor: Birincisi, Almanya sıfır karbonlu nükleer enerjiyi bırakıyor. İkincisi, artan elektrik miktarını ihraç ettiği için iç talep artmaya devam ediyor ve bu da ülkeyi kömüre büyük ölçüde bağımlı kalmaya zorluyor.

Kaynak:“The European Power Sector in 2017”

”Bu yazı Enerji Panorama dergisinin Şubat 2018 tarihli sayısı için özel hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Türkiye Enerji Vakfı’na aittir. Tekrar yayınlanması halinde kaynak gösterilerek bu sayfaya aktif bağlantı sağlanması zorunludur.”

Share.

About Author

Türkiye Enerji Vakfı (TENVA), enerji kaynakları, teknolojileri, politikaları ve enerji piyasalarında gerçekleşmekte olan ulusal ve uluslararası gelişmelere aktif katkı sunmak için 2012 yılında faaliyetlerine başladı. Enerji sektörüne özel Türkiye'nin ilk ve tek düşünce kuruluşu olmanın verdiği ağırlıkla çalışmalarını gerçekleştiren TENVA bünyesinde; Enerji Teknolojileri ve Sürdürülebilirlik Araştırma Merkezi, Uluslararası Enerji Politikaları ve Diplomasisi Araştırma Merkezi, Enerji Piyasaları ve Düzenleyici İşlemler Araştırma Merkezi yer almaktadır. TENVA, dünya piyasalarındaki eğilimler ve politik gelişmeler dikkate alınarak; uluslararası bir bakış ve disiplinler arası bir anlayış ile sektörü ele alıyor ve bu anlayış çerçevesinde 2013 Haziran ayından bu yana aylık olarak Enerji Panorama dergisini yayınlıyor.

Yorum Bırakın!